YENİ YIL!

Geride bıraktığımız 2019 yılı, astronomik açıdan dolu dolu bir yıl oldu. Parçalı Ay Tutulması‘nın ve Merkür’ün Güneş önünden geçişinin yanı sıra, Elon Musk’ın Starlink uydularını yörüngeye göndermesi ve Dünya’nın en büyük teleskobu olma iddiasındaki otuz metrelik “Thirty Meter Telescope” yerleşkesinin inşaatına karşı çıkan yerel halkın ayaklanması ile de akıllarda kalacak bir yıl oldu.

Türkiye’den gözlenemeyen Parçalı Ay Tutulması ve biri parçalı, biri tam, biri de halkalı olmak üzere toplam üç Güneş Tutulması’nın yanı sıra; ülkemizin bulutsuz semalarında keyifle gözlemleyebildiğimiz 16/17 Temmuz akşamı gerçekleşen Parçalı Ay Tutulması ve 11 Kasım Merkür Geçişi de 2019’un gök olayları arasındaki yerini aldı.

2019’un sonlarına doğru ise neredeyse bütün astronomi severleri ayağa kaldıran bir olay oldu. Orion (Avcı) Takımyıldızı’nda yer alan kırmızı dev yıldız Betelgeuse sönükleşmeye başladı. Kırmızı devin dikkatleri üzerine çeken bu olayını, astronomlar Ekim 2019 itibariyle fark etti. Betelgeuse’un son 25 yılın en sönük halini aldığı gözlemlendi. Fakat, Betelgeuse henüz patlamadı veya çoktan patladı. Detaylarını gelecek yazılarımızda sizlerle buluşturacağız.

Yeni yılın ilk yazısında sizler için yıl kavramını ve diğer zaman birimlerini inceleyelim istedik. Neden bir saat altmış dakika, bir dakika altmış saniye hiç düşündünüz mü? Günümüzde kullanılan onluk sayı sistemi muhtemelen on parmağımız olduğu için, yani sayı saymanın en kolay yolu olduğu için ortaya çıkmış. Ne var ki günü oluşturan saatler için on ikilik “duodesimal” sistem ve altmışlık “seksagesimal” sistem kullanılıyor. 

Günü parçalara bölen ilk uygarlığın Mısırlılar olduğu bilinmektedir. M.Ö. 1500 yılında Mısırlıların yaptıkları güneş saati, Güneş’in doğumundan batımına kadarki zamanı on iki eşit parçaya bölmüştür. Hipparkus ve diğer Yunan astronomlar da, Mezopotamya’da yaşayan Babiller tarafından geliştirilmiş astronomik teknikleri uygulamışlardır. Babiller ise, altmış tabanlı seksagesimal sistemi M.Ö. 2000 yıllarında icat eden Sümerler’den almışlardır. Bilim çevrelerince neden altmışlık sayı tabanının seçildiğine dair net bir açıklama olmasa da altmış sayısının, on sayısına kıyasla çok daha fazla sayıya tam olarak bölünebilmesinin ve bu nedenle birçok pratik sonucu doğurmasının, altmış sayısının tercih edilmesinin arkasındaki sebep olarak düşündürtmekte.  Yani bir saatin altmış dakika ve bir günün yirmi dört saat olması, bize Babillerin mirasıdır diyebiliriz.

Gün, hafta ve ay kavramlarımız da Babillerden mi gelmekte? Hayır, Güneş’in gökyüzünde belirmesi ve kaybolması, daha doğrusu sabah ve akşam kavramı, atalarımızın “gün” kavramını oluşturmasına sebep olmuştur. Ay ve hafta kavramı ise bir gözlemin sonucudur. Ay’ın; hilal, ilk dördün, son dördün ve dolunay evrelerinin arasında tam yedişer gün bulunmaktadır. Bu yedi gün, bir haftamızı oluşturur. Ay’ın toplamda dört evresi olduğuna göre tüm evrelerini tamamlaması dört hafta, yani bir takvim ayı sürmektedir. Böylelikle, ayın evreleri kullanılarak hafta ve ay kavramlarımız doğmuştur.

Peki bir yılı neye göre belirleriz? Yıl kavramının ortaya çıkması oldukça uzun zaman almıştır. Dünya çapında ticaret gelişince aydan daha uzun bir zaman dilimine, yıllık bir döngüye ihtiyaç duyulmuştur. Bu zamana kadar Ay takvimi kullanılırken, bundan sonra birçok takvim denenmiştir. Örnek olarak Güneş Takvimi, Roma Takvimi ve Jülyen Takvimi’ni verebiliriz.

Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Jul Sezar, iktidara geldikten sonra İskenderiyeli Astronom Sosigenes’e bir takvim yaptırmış ve Romalılar “Jülyen Takvimi”ni kullanmaya başlamıştır. Hatta İngilizce’de “July” yani “Temmuz” ayının adı, Jul Sezar’ın adından gelmektedir. Jülyen Takvimi neredeyse 1650 yıl kullanılmış olsa da, Sosigenes’in artık yılları hesaba katmaması ve bu yüzden de mevsimsel kaymalar meydana geldiği fark edilince bu duruma müdahale edilmesi şart olmuştur. Nihayetinde Papa 13. Gregory’nin emriyle 5 Ekim 1582 tarihine 10 gün eklenerek takvimler 15 Ekim 1582 olarak güncellenmiş; hatta bu iki gün de cumaya denk geldiği için çok büyük bir sıkıntı yaşanmadığı ve kolay bir adaptasyon olduğu da kayıtlara not düşülmüştür.

Kaynak: Pixabay

Bu güncellenmiş takvim İsa’nın doğumu ile başlar ve Dünya’nın Güneş etrafındaki dolanma süresi olan 365 gün 6 saatlik süreyi “1 yıl” olarak kabul eder. Yıl kavramı sadece bununla kalmaz; Ay Yılı, Kozmik Yıl gibi çeşitleri bulunmaktadır. Ay Yılı, Ay’ın 12 evresine göre hesaplanır ve 354 gün 8 saat uzunluğundadır. Kozmik Yıl, Güneş sisteminin Samanyolu Galaksisi’nin merkezi etrafında attığı bir turun süresidir ve yaklaşık 225 milyon yıla denk gelmektedir. Bunlara ek olarak bir de “Işık Yılı” bulunmaktadır, ancak Işık Yılı bir zaman ölçüsü değil, mesafe ölçüsüdür. Işığın bir yılda kat ettiği yol olan 1 Işık Yılı, yaklaşık 9.5 trilyon kilometrelik bir mesafeye karşılık gelir. Eğer siz de bu mesafeyi ölçmek isterseniz, ışık hızını saniyede kabaca 300.000 kilometre alıp, bunu bir yıldaki saniye sayısı olan 31.536.000 ile çarparak kontrol edebilirsiniz.

Gelelim Güneş Sistemimiz’de bulunan diğer gezegenlere. Tıpkı Dünya gibi Güneş sistemindeki diğer gezegenler de Güneş etrafında eliptik bir yörüngede hareket etmektedir. Dünya’nın kendi etrafında bir turunu tamamlaması ile bir gün, Güneş etrafındaki bir turunu tamamlaması ile de bir yıl oluştuğunu biliyoruz. Her gezegenin Güneş’e olan uzaklığı farklı olduğu için, her gezegenin Güneş etrafındaki yörüngelerindeki bir tam turlarını tamamlamak için geçen süre de farklı olur. Haliyle, her gezegendeki yıl ve gün süresi de farklı olmaktadır.

Solar System GIF - Find & Share on GIPHY
Kaynak: GPH

Güneş sistemi’ndeki en kısa yıl, Güneş’e en yakın olan ve aynı zamanda en hızlı yörünge hızına da sahip olan Merkür gezegenindedir. Merkür’ün bir yılı, 88 Dünya gününe denk gelmektedir. En uzun yıl ise Güneş Sistemi’nin en dış gezegeni olan ve aynı zamanda en yavaş yörünge hızına da sahip olan Neptün gezegenindedir. Neptün’de bir yıl, yaklaşık 165 Dünya yılı sürmektedir. 23 Eylül 1846’da keşfedilen Neptün gezegeni, biz keşfettiğimizden beri yörüngesindeki bir tam turunu 23 Eylül 2011 tarihinde tamamlamış oldu. Sistemimizdeki en kısa gün süresi ise, Güneş Sistemi’nin en büyük ve kırmızı lekeli gezegeni Jüpiter’de yaşanmaktadır. Jüpiter’de bir gün yaklaşık olarak 9 saat 55 dakika sürmektedir. Sistemimizdeki en uzun gün süresi ise, adını Roma Mitolojisi’ndeki güzellik tanrıçasından alan Venüs gezegeninde yaşanmaktadır. Venüs’ün bir günü 243 Dünya gününe denktir.

Yıl tanımlarına ve sürelerine değindik ama önemli bir konuyu atlamak olmaz: Her dört yılda bir karşımıza çıkan “artık yıl” konusu. Hem de içinde bulunduğumuz 2020 yılı da bir artık yıl iken.

Neden artık yıl deriz? Bir yıl kabaca 365 gündür, ama fazladan bir “6 saat” de bulunmaktadır. Peki bu “6 saate” ne olmaktadır? Bir yılı 365 gün olarak saydıktan sonra, basit bir anlatımla anlatmak gerekirse, kalan 6 saati cebimize koyar ve dört sene bekleriz. Dört senenin sonunda toplamı bir gün eden süre tamamlanınca, bu günü takvimlerimizin Şubat ayına ekleyip “29 Şubat”ı yaşarız. Şubat ayının 29 günden oluştuğu bu yıllara da “artık yıl” adı verilir. Bu nedenle her dört yılda bir Şubat ayı 28 gün yerine 29 gün sürer. 

Yıl kavramından bahsettik. Geride bıraktığımız 2019 yılının gök olayları bakımından en ilgi çekici haberlerine de ufak bir özetle yayının başında değindik. Peki 2020’de bizi neler bekliyor diye bakacak olursak: 10 Ocak’ta bizi bekleyen bir Parçalı Ay Tutulması var. Bunu kaçıranlar üzülmesin, çünkü 5 Haziran’da başka bir Parçalı Ay Tutulması daha gerçekleşecek. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra ise 21 Haziran’da gerçekleşecek olan Parçalı Güneş Tutulması’da sabah saatlerinde Türkiye’den gözlemlenebilecek.

2020’nin bu ilk yazısında özetle sizlere 2019 yılında gerçekleşen gök olaylarından ve hem Dünyamız’daki hem de Güneş Sistemimiz’in diğer gezegenlerindeki yıl kavramından bahsettik. Bir sonraki yazımızda “Gökyüzünde Gölgeler” ile yine sizlerle birlikte olacağız.

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize bahsettiğimiz içeriklere dair düşüncelerinizi belirtebilir, değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın. Hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

Kaynaklar ve görseller

https://link.springer.com/referenceworkentry/10.1007%2F978-1-4020-4425-0_9055

http://tug.tubitak.gov.tr/sites/images/tug/goy_2020.pdf

http://193.140.96.189/tug_web_contents/goy_2019.pdf

https://gph.is/2dgu1LN

https://www.britannica.com/science/Julian-calendar

https://www.universetoday.com/37507/years-of-the-planets/

https://pixabay.com/tr/photos/julius-caesar-roma-imparatoru-heykel-492489/

https://www.scientificamerican.com/article/experts-time-division-days-hours-minutes/

https://www.timeanddate.com/eclipse/in/turkey/ankara?iso=20200621

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.