BETELGÖZ PATLAYACAK MI?

Merhaba, bir AstroNotlar yazısı ile yeniden birlikteyiz. Bugün size kış aylarında gökyüzünün en sevilen takım yıldızlarından biri olan Avcı takımyıldızının kırmızı devi “Betelgeuse”, Türkçe adıyla “Betelgöz” yıldızından bahsedeceğiz.

Yıldızlar da insanlar gibi doğar, büyür ve ölürler. Yakıtları tükendiği zaman daha fazla büyüyemeyen ve görsel bir şovla hayatlarının sonuna gelen yıldızların ana besin kaynağı öncelikli olarak hidrojendir. Yıldız çekirdeğinde aşırı yüksek sıcaklık ve basınç altındaki atomlar doğal yapılarını kaybetmiş halde bulunurlar. Pozitron adı verdiğimiz artı yüklü bu nötronsuz çekirdekler, bulundukları daracık ortam ve sahip oldukları aşırı enerjileri sayesinde bir dizi çarpışmadan geçerek Helyum atomlarını oluştururlar. Kısaca Hidrojen’in Helyum’a dönüşmesi olarak betimleyebileceğimiz ve bu sayede enerji açığa çıkaran bu madde dönüşüm olayına füzyon adı verilir. Bir yıldızın dengede kalmasını sağlayan unsurların başında enerji üretimi ile enerji salınım miktarlarının dengede olması gelir. Ne zaman ki yıldız içinde enerji üretimini sürdürmeye yetecek koşullar ortadan kalkar, (örneğin çekirdekte füzyona uğrayacak maddenin tükenmesi bu koşullardan biridir) işte o zaman yıldızın öldüğünü söyleriz. Kütlelerine bağlı olarak kimi yıldızlar süpernova adı verdiğimiz büyük bir patlama ile ölürken, kimileri de sessizce içlerine çekilirler. 

Böyle sakince bahsettiğimiz bu olay aslında hiç de hafife alınacak türden değildir. Çünkü tipik bir süpernova patlaması sırasında, Güneş’imizin ortalama 10 milyar yıllık ömrü boyunca yayacağından daha fazla miktarda enerji açığa çıkar. Patlama sonunda elimizde kalan ise ya bir nötron yıldızı, ya da bir kara deliktir.

“Patlaması büyük heyecan uyandıracak bir şey söyler misiniz?” diye sorsam herkesin farklı bir cevabı olabilir. Ancak bu soruyu bu günlerde bir astronoma sorarsanız, muhtemelen size Betelgöz cevabını verir! 

Betelgöz kış aylarında gökyüzünde kolaylıkla fark edilebilen Avcı (diğer adıyla Orion) Takımyıldızının normal şartlarda en parlak ikinci yıldızıdır. Normal şartlarda diyoruz, çünkü bu günlerde şartlar pek normal değil. Normal şartlarda kış aylarında Kuzey Yarıküre’de gökyüzünün en parlak onuncu yıldızı olan ve kırmızılığı çıplak gözle bile fark edilebilen bu dev yıldız bugünlerde tahtından inmiş, astronomları endişelendirecek şekilde epeyce sönükleşmiş durumda.  

Kaynak: Damian Peach

Bir kırmızı dev olan Betelgöz’ün yarıçapı, Güneş’in yaklaşık 1000 katı kadardır. 4,5 milyar yıl yaşındaki Güneş’imizin yanında sekiz milyon yaşındaki Betelgöz bize epeyce ufak gibi gelse de, aslında ömrünün sonuna yaklaşmış bir yıldızdır. Keza kırmızı dev aşaması, yıldız evriminin son noktalarından biri olarak bilinmektedir. 

Peki Betelgöz Güneş’ten 550 kat daha genç olmasına rağmen, nasıl ömrünün sonlarına gelmiş olabilir? Bu sorunun cevabı yıldız astrofiziğinin temellerini oluşturan yasalarda saklıdır. Bir yıldızın kütlesi ne kadar fazlaysa, ömrü de o kadar kısa olur. Kütlesi Güneş’inkinden yaklaşık 20 kat fazla olan Betelgöz de yakıtını hızla tüketiyor ve yıldızın yakın zamanda bir süpernova patlaması ile ömrünü tamamlaması bekleniyor.

Betelgöz’ün parlaklığındaki değişim (Kaynak: Discover Magazine)

Betelgöz ve Güneşi bir kaç yönden kıyaslayalım ve aslında Güneş’imizin ne kadar minik olduğunu görelim. Çapı Güneş’inkinin 600 katı kadar olan Betelgöz’ün büyüklüğünü gözümüzde canlandırmak için şöyle bir model oluşturalım: Güneş sisteminin merkezine Betelgöz’ü yerleştirecek olursak, Betelgöz’ün devasa çapı Mars’a kadar tüm gezegenleri içine alır. 

Az önce de bahsettiğimiz gibi Betelgöz ile Güneş arasındaki yaş farkı da pek de azımsanacak cinsten değil. Öyle ki, Dünya’da dinozorlar top oynarken Betelgöz henüz yoktu bile!

Yarıçapı ve yaşından sonra Betelgöz’ün kütlesine bakalım. Astronomide yıldızların kütleleri genellikle Güneş’in kütlesine oranla söylenir.  Betelgöz için de 20 güneş kütlesinde diyoruz, yani kütlesi Güneş’inkinin 20 katı. Hem şişko, hem de büyük bir Betelgöz’le karşı karşıyayız! Betelgöz’ün yanında Güneş’imiz minnacık bir nokta gibi kalmakta.

Süpernova patlamaları gün ışığında bile gökyüzünde görülebilecek kadar parlak ve güçlü kozmik olaylardır. Bilinen ilk süpernova patlamasının gözlemi MS 185 yılında Çinliler tarafından çıplak gözle gerçekleştirilmiştir. Çin kayıtlarına göre bu süpernova 8 ay boyunca gözlemlenmiş.

Yapılan araştırmalar, süpernovaların kendilerine has özellikleri olduğunu gösteriyor. Yaşamının son evresini bir süpernova patlaması ile tamamlayacak olan bir yıldızın bu evreye gelmeden hemen önce parlaklığında bir azalma olur, ardından ani bir parlama ile patlar ve bu parlaklık zamanla sönükleşir.

Kütlesi ve yaşı göz önüne alındığında patlaması beklenen Betelgöz’ün Ekim ayından beri gitgide sönükleştiğini tespit eden astronomlar, heyecan içinde gözlerini bu parlak yıldıza çevirmiş durumda. Astronomlar, böylesi bir patlamanın parlaklığının en az dolunay evresindeki Ay kadar parlak olacağını ve gökyüzünde haftalar boyunca görülebileceği tahmin ediyor.

Peki bu süpernova olayını Betelgöz eşliğinde ilk defa mı yaşayacağız? Tabiki de hayır. Daha önce de gerçekleşmiş ve gözlemlenip kayıt altına alınmış süpernovalar mevcut.

Biraz eskilere gidelim; M.S 168 yılında kayıt altına alınan bilgilere göre o tarihlerde geceleri çok parlak bir yıldız varmış. Hatta bu yıldız gündüzleri dahi oradaymış ve bu sayede hem Roma’da hem de Çin’de yapılan gözlemler kayıt altına alınmış. Günümüzde bunun bir süpernova olduğunu biliyoruz. 1604 yılında benzer bir süpernova daha gerçekleşmiş ve yine astronomlar tarafından kaydedilmiş. Bu da tıpkı 168 yılındaki gibi hem gündüz hem gece gözlemlenebilmiş, haftalarca gökyüzünde kalmış. İşin en ilginç yanı ise, bu süpernovayı inceleyen astronomlardan birisi de meşhur Kepler! Bu yüzden Kepler Süpernovası olarak da anılan SN1604, bizden 20.000 ışık yılı uzaklıkta olmasına rağmen 1604 yılında rahatlıkla gözlemlenebilmiştir. Kepler, bu süpernova ile ilgili yaptığı çalışmalarına şöyle bir yazı eklemiş; “Bu ne Satürn’ün, ne Jüpiter’in, ne Mars’ın ve ne de başka bir gezegenin yörüngesinde değildir. Daha da ötesi açıktır ki onu ilk gördüğüm günden beridir aylar süren dönem boyunca yerinden bir tek dakika bile hareket etmemiştir. Eğer gezegen olsaydı hareket ediyor olurdu.”

Dünya’dan çıplak gözle gözlenebilen en yakın tarihli süpernova ise ancak güney yarı küreden görülebilen, Dev macellan Bulutsusu civarındaki 1987A Süpernovası olmuş. Adından da tahmin edebileceğiniz üzere 1987 yılında gözlemlenmiş.

Özetle, insanlık tarihinden bu yana dünya’dan çıplak gözle gözlenebildiği kayıt altına alınmış yalnızca üç tane süpernova var. 168, 1604 ve 1987 yıllarında gerçekleşmiş. Betelgöz’ün süpernova olarak patlaması ihtimalinin bu kadar heyecan uyandırıyor olmasının sebebi, bir süpernova patlamasından geçecek olursa bunun Dünya’dan çıplak gözle rahatlıkla gözlemlenebilecek olması. 

Öte yandan, bizden yaklaşık 650 ışık yılı uzaklıktaki Betelgöz bugün bir süpernova olarak patlasaydı, bizim bu patlamayı görebilmemiz için 650 yıl geçmesi gerekirdi. Yani eğer biz bugün Betelgöz’ün süpernova olduğunu görürsek aslında bugün değil, bundan yaklaşık 650 yıl önce patladığı anlamına gelecektir.

Yıldızlar da insanlar gibi doğar, büyür ve ömürlerini tamamlar demiştik yazının başında. Ancak yıldızların ömrü için zaman ölçeği tabii ki günler veya yıllar değil. Betelgöz bugünlerde tahmin edildiği gibi süpernova evresine giriyorsa, bu patlama önümüzdeki 20.000 ile 100.000 yıl içinde gerçekleşebilir. Yıldızların ömrü düşünüldüğünde bu süre kısa gibi görünse de insan ömrü için hayli uzun bir süre.

Bir AstroNotlar’ın daha sonuna geldik sevgili dinleyenler. Umuyoruz ki Betelgöz ile ilgili merakınızı az da olsa giderebilmişizdir. Bir sonraki yazımızda Spitzer uzay aracının onca yıllık emeklerinden ve kaçınılmaz sonundan bahsedeceğiz.

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize bahsettiğimiz içeriklere dair düşüncelerinizi belirtebilir, değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın. Hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR VE GÖRSELLER

https://arxiv.org/abs/1406.3143v2

https://www.discovermagazine.com/the-sciences/theres-a-ticking-time-bomb-in-the-constellation-of-orion

https://www.istockphoto.com/tr/en/vector/orion-the-hunter-constellation-on-a-starry-sky-illustration-gm1133264756-300729586

https://www.quora.com/How-far-away-from-earth-is-Betelgeuse-and-could-we-land-a-space-rocket-on-the-star

https://www.universetoday.com/144694/betelgeuse-is-continuing-to-dim-its-down-to-1-506-magnitude/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.