UZAYDAKİ İLK İNSAN

Merhaba! Bugünkü konumuz, dünyanın dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle kutlanılan bir olay: insanlığın uzaya çıkışı, namı diğer Yuri’s Night yani Yuri Gecesi. Dilerseniz, öncelikle Dünya çapında kutlanan bu etkinliğin tarihçesine bakalım.

2. Dünya Savaşından sonra silahlar susmuş olsa da savaş başka bir şekilde devam ediyordu. Dönemin büyük güçleri, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında, teknoloji yarışı da diyebileceğimiz bir savaş başladı. Bu savaşın bir çok farklı boyutu olsa da, bu yazımızda, bizi ilgilendiren tarafı olan uzay kısmından bahsedeceğiz.

Bu uzay yarışındaki ülkeler, kendi teknolojilerinin daha üstün olduğunu kanıtlamak için neredeyse her yolu denedi. Önceki yazılarımızda bahsettiğimiz UFO kavramının doğuşunda da bu denemelerin büyük etkisi var. Amerika Birleşik Devletleri’nin Nevada eyaletine bağlı “51. Bölge” ve bunun gibi bir çok bölgede yapılan alışılmışın dışında uçak tasarımları, insanların bu uçakları, “uçan daire” olarak tanımlamasına yol açtı. Uçan daire şeklindeki bu tasarımı görmek ve önceki UFO yazımıza göz atmak için web sitemize uğramayı unutmayın.

Kaynak: Populer Mechanics

Soğuk savaşın en önemli hamlelerinden biri, Amerika Birleşik Devletleri’nin SR-71, Blackbird adlı uçağıydı. Ses hızından hızlı ve yüksek irtifalarda uçabiliyordu. Henüz radar teknolojisinin pek gelişmediği dönemde, bu uçak sayesinde Amerika, Sovyetler Birliği’nin hava sahasına gizlice girip yeryüzünün fotoğraflarını çekiyor ve hızlıca uzaklaşıyordu. Sovyetler Birliği’nin, radar teknolojisini geliştirmesi ve süpersonik füzelerin icadıyla, bu uçak da zamanla önemini yitirdi. Blackbird, en son 1999 yılında NASA tarafından test amaçlı kullanıldı ve kalan uçaklar da çeşitli müzelerde yerlerini aldı.

SR-71 Blackbird
Kaynak: Nasa

Peki daha yükseğe, radarların tespit edemeyeceği, casusluk yapılabilecek kadar yüksek irtifalara çıkılabilir miydi? Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 1957 yılında uzaya uydu göndereceklerini açıkladılar. Bu açıklamaların ardından Sovyetler Birliği hızlı davranıp aynı yıl içerisinde ilk yapay uyduyu yörüngeye fırlattı. Eliptik bir yörüngeye oturtulan Sputnik-1 uydusu ile Soğuk Savaş artık uzaydaydı. Bu uydunun lansmanının ardından, uzayın da siyasi, askeri, teknolojik ve bilimsel amaçlar ile kullanılabilmesi için ilk adım atılmış oldu. Ortalama bir pilates topu büyüklüğünde olan bu uydu, pili bitene kadar 3 hafta boyunca çalışmaya devam etti. Alçak Dünya yörüngesine oturtulan Sputnik-1, pili bittiğinde yörüngedeki çöplerden farksız hale geldi ve öylece dolanmaya başladı. Bir kaç ay sonra, atmosferin etkisi ile yüksekliğini kaybetti ve atmosferde yanarak parçalandı. Yörüngesinin bozulup düşmesiyle, atmosferin yavaşlatıcı etkisi daha iyi anlaşılmış oldu.

Sputnik-1’in yörüngeye oturtulduğu açıklandıktan sonra, Amerika’da “Sputnik Krizi” başladı. Amerika hem savaşta geri kalmıştı, hem de kendisinin bulunmadığı bir alanda, uzayda, düşmanı vardı. Savaş durumunda ülkeler geliştirdikleri teknolojileri pek de paylaşmak istemezler. Bunu düşünen Amerikalı yetkililer, Sovyetler Birliği’nin bu uydu ile, uzaydan nükleer füzeler fırlatabileceklerinden şüphelendiler. Soğuk Savaş kızışmaya devam ederken, Amerika bir darbe daha aldı. Sputnik-1’den sadece 32 gün sonra, yörüngedeki ikinci yapay uydu olacak olan Sputnik-2 fırlatıldı. Sputnik-2, uzaya çıkan ilk canlıyı, Layka adındaki bir köpeği taşıyordu. Layka’yı daha detaylı dinlemek isterseniz sizi 23 Şubat tarihli, 8. yazımıza davet edelim.

Uzaya gönderilen köpek: Laika
Kaynak: National Geographic

Bu fırlatmaların ardından, eğer Amerika Birleşik Devletleri savaşa devam etmek istiyorsa sessiz kalmamalıydı. Sputnik-1 fırlatıldıktan 2 ay sonra Amerika, 1.5 kilogramlık Vanguard Test Aracı-3 adındaki uyduyu ilk defa uzaya fırlatmayı denedi. Ancak roket bir metre kadar yükseldikten sonra iticilerin güç kaybetmesiyle, uydu düşmeye başladı ve görev başarısız oldu. Büyük hasar gören uydu yeniden kullanılamayacak duruma gelmişti. Bu uyduyu, başkent Washington’da bulunan, Smithsonian Enstitüsüne bağlı Ulusal Hava ve Uzay Müzesinde görebilirsiniz. Sputnik’in başarısının ardından gelen bu başarısız fırlatılış, İngilizcede düşmek anlamına gelen “flop” sözcüğünden esinlenilerek, sputnik’e benzer şekilde “flopnik” adıyla gazetelerin manşetlerinde yer aldı.

Fırlatmada başarısız olan Vanguard Test Aracı / Ulusal Hava ve Uzay Müzesi
Kaynak: Wikiwand

Yarışta geride kalan Amerikan yönetimi bu alanda çalışmalar yapan kişilerin üstünde çok büyük baskılar kurarken bir yandan da bu alandaki yatırımları arttırıyorlardı. Uzaya ilk uydusunu göndermek amacıyla, Vanguard projesinin ardından Explorer projesini başlatan Amerika, neredeyse 3 ay gibi kısa bir sürede tasarım ve üretimi tamamlayarak Explorer-1 uydusunu fırlatmayı başardı. 1958’in Mart ayının sonunda fırlatılan bu uydu, yörüngeye başarılı olarak gönderilen ilk Amerikan uydusu oldu. Uydunun üzerinde Dünya’nın manyetik alanını ölçmek için çeşitli aygıtlar da vardı. Bu sayede Dünya’nın etrafındaki manyetik alan kuşakları tespit edilmiş oldu ve bunlara da dedektörlerin yapımında büyük emeği geçen Amerikalı uzay bilimci Van Allen’in adı verildi. Yaklaşık 2 metre ve 14 kilogram olan bu uydunun da sonu, aynı Sputnik-1 gibi atmosfere girerek yanmak oldu. 

Sovyetler Birliği’nin gönderdiği Sputnik uydularına göre ilk fırlatılan Amerikan uydularının neden daha küçük olduğunu merak ettik ve araştırdık. Uydularla ilgili önceki bölümlerimizden de hatırlayabileceğiniz üzere, küçük uydular, büyüklere göre hem daha düşük bir maliyetle yapılabiliyor hem de çok hızlı bir şekilde fırlatılmaya hazır hale getirilebiliyor. O dönemdeki ana hedefi, mümkün olan en kısa sürede uydu fırlatmak olan Amerika da bu avantajlardan yararlanmış.

Bu görevlerin ardından tabii ki yarış bitmiyor. Bir çok defa uydu gönderildikten ve çeşitli testler yapıldıktan sonra sıra yeni bir soruya geliyor. Acaba bir insanı uzaya gönderebilir miyiz? Bu sorunun cevabını da yine uzaya ilk uydu fırlatan ülke olan Sovyetler Birliği veriyor. Uzaya göndereceği kişiyi seçmek için 200’den fazla savaş pilotunu bir araya getiriyor. O sırada 27 yaşında, kıdemli üsteğmen olan Yuri Gagarin, bu kişiler arasından seçilip, aylarca süren hazırlığın ardından 12 Nisan 1961’de Vostok uzay aracı ile yörüngeye gönderiliyor. Dünya etrafında yaklaşık bir tur dolanıp, uzayda 108 dakika geçirdikten sonra başarılı bir şekilde Dünya’ya geri dönüyor. Bu başarısının ardından uzaya çıkan ilk insanı olası bir kaza ile kaybetmekten sakınan halk, onu tekrar Hava Kuvvetlerine göndermek istemese de, Yuri Gagarin, bazı test uçuşlarına katılmaya devam ediyor. Ne var ki Gagarin bu testlerden birinde, bir savaş uçağı olan MiG-15 uçağını uçururken hayatını kaybediyor. Maalesef ölümünün nedeni hakkında net bir açıklama yapılmıyor ve bir çok teoriyle birlikte hâlâ bir sır olarak kalmaya devam ediyor.

Yuri Gecesi’ni kutlayan bir grup.
Kaynak: yurisnight.net

Sovyetler Birliği’nin bu başarısının etkileri günümüzde de görülebilmekte. Uzay yarışı her ne kadar ülkeler arası bir savaş olsa da, bu olayı özel kılan asıl sebep, nihayetinde bir Rus veya Amerikalının değil, kimlikler üstü bir algı ile insanlığın uzaya çıkmayı başarmış olması. O nedenle aslında Yuri Gagarin’in çıkışını değil, insanlığın uzayı çıkışını kutluyoruz. Ancak uzaya çıkan ilk kişi Yuri Gagarin olduğu için, bu etkinliğe onun adı verilmiş. Ülkeler üstü bir sembol haline gelen Yuri Gagarin’in uzaya gönderilmesinin ardından yıllar geçse de Dünya’nın dört bir yanında, insanlığın uzaya çıkışının yıldönümü olarak 12 Nisan tarihinde, “Yuri’s Night” yani “Yuri Gecesi” adıyla çeşitli etkinlik ve eğlenceler düzenleniyor. Malum durum nedeniyle bu yılki Yuri etkinliğini farklı bir şekilde gerçekleştirmeye davet ediyoruz sizleri. Sizin için ufak bir sürprimiz var. AstroNotlar ve Yuri Gagarin’li ufak bir bayrağa ne dersiniz? Çıktı alıp renklendirebileceğiniz bu ufak bayrak ile birlikte çekildiğiniz fotoğrafları bize gönderin, gelip hep birlikte kutlayalım insanlığın uzaya çıkışını! Çizerimizin örnek renklendirmesini görmek isterseniz sosyal medya hesaplarımızı kontrol edebilirsiniz.

Uzaya gönderilen ilk adamın ardından sırada uzaya gönderilen ilk kadın var. Sovyetler Birliği tarafından, 1963’te Vostok-6 uzay aracı ile uzaya gönderilen eski sivil paraşütçü: Valentina Tereshkova. Tereshkova, uzayda geçirdiği yaklaşık 3 gün boyunca Dünya’nın etrafını 48 kere turladı. Görevinden sonra, Yuri Gagarin’in aksine bir daha hiç uçmadı ve kozmonot eğitim programında eğitmen olarak görevine devam etti. Uzaydan döndükten yaklaşık 5 ay sonra, uzaya çıkan başka bir kozmonot olan Andrian Nikolayev ile evlendi ve yaklaşık bir yıl sonra, hem annesi hem de babası uzaya çıkmış ilk bebek dünyaya geldi.

Yazımızın bu kısmına kadar, geçmiş yıllardaki uzay görevlerinden bahsettik. Peki günümüzde uzaya ne fırlatılıyor? Elbetteki uydular bu alanda çok büyük bir yer kaplıyor ama geçmişte gönderildiğinde dikkatleri üzerine çeken, ilk köpek veya ilk insan gibi, bir yeni proje yok mu? Elbette ki var! Dünya yörüngesinde pembe bir Hello Kitty olduğunu söylesek bize inanır mısınız? Hem de taa 2014’ten beri! Japon Havacılık Araştırma Ajansı, JAXA’nın 2014 yılında Dünya’yı gözlemlemek amacıyla fırlattığı bir uydunun içinde bir de Hello Kitty bulunuyor ve bu tatlı kedi uydudaki bir pencereden sürekli Dünya’yı izliyor. Japonlar, ülkede en çok hayranı olan ikonlardan birini uzaya göndermenin ilgi çekeceğini düşünüp, bu proje için Hello Kitty’i seçmişler. Bu sayede bir çok insanın bu uzay projesine ilgi duyması ve hakkında bilgi edinmesi sağlanmış. Hala aktif bir şekilde yörüngede dolanan bu uydunun üzerinde biri orta diğeri düşük çözünürlükle görüntü alan iki kamera mevcut.

Uzaya gönderilen bir diğer ilginç cisim ise bir araba! Her ne kadar NASA’nın Apollo görevleri ile Ay yüzeyinde kullanılmak üzere çeşitli araçlar gönderilmişti ancak bu seferki biraz farklı. 2018 yılında, SpaceX ve Tesla markalarının CEO’su olan Elon Musk, adeta bir taşla iki kuş vuracak bir iş yaptı: kendi kullandığı Tesla marka arabasını, SpaceX tarafından üretilen bir roket ile uzaya fırlattı ve böylece aynı anda iki şirketin birden reklamını yapmış oldu. Bu sayede SpaceX roketlerinin, bir araba kadar büyük ve ağır bir cismi uzaya çıkarabildiği ispatlandı. Normalde bu tarz denemelerde ağırlık için beton veya benzeri başka şeyler kullanılır ve roketin o yükü kaldırıp kaldıramayacağı test edilir. Falcon Heavy adındaki, 3 tane Falcon 9 roketinin bir araya getirilmesiyle yapılan roketin test uçuşunda ilgi çekmek için Elon Musk kendi arabasını kullanmayı tercih etti ve tabii ki medyada büyük bir ilgi gördü. Arabanın şoför koltuğunda ise yine SpaceX tarafından tasarlanan, uzay giysisi giymiş bir model var. Güneş merkezli yörüngeye oturtulan bu arabanın şu an nerede olduğunu merak ediyorsanız web sitemizdeki yazıya eklediğimiz linke tıklayabilirsiniz.

Uzaya gönderilen Tesla aracı ve manzarada Dünya

Yazımızı bitirmeden önce, varlığı matematiksel olarak kanıtlanmış karadeliklerin ilk görüntüsünün elde edilmesinin ve paylaşılmasının üzerinden bir sene geçtiğini hatırlatmak isteriz. Zaman ne kadar da hızlı geçiyor değil mi? Bu karantina günleri de geçecek merak etmeyin.

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize bahsettiğimiz içeriklere dair düşüncelerinizi belirtebilir, değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın. Hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR:
https://en.wikipedia.org/wiki/History_of_spaceflight
https://www.history.com/topics/cold-war/space-race
https://aerospace.org/article/brief-history-space-exploration
https://tr.wikipedia.org/wiki/51._B%C3%B6lge
https://aawsat.com/node/1986276
https://www.space.com/38331-sputnik-satellite-fun-facts.html
https://en.wikipedia.org/wiki/Sputnik_1
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sputnik_Krizi
https://en.wikipedia.org/wiki/Sputnik_crisis
https://en.wikipedia.org/wiki/Sputnik_2
https://nssdc.gsfc.nasa.gov/nmc/spacecraft/display.action?id=VAGT3
https://en.wikipedia.org/wiki/Project_Vanguard
https://www.popsci.com/military-aviation-amp-space/article/2008-09/flopnik-it-came/
https://www.nasa.gov/mission_pages/explorer/explorer-overview.html
https://www.nasa.gov/topics/history/features/explorer1.html
https://www.space.com/16159-first-man-in-space.html
https://www.space.com/21594-yuri-gagarin-death-cause-revealed.html
https://yurisnight.net/
https://en.wikipedia.org/wiki/Valentina_Tereshkova
https://www.therisingwasabi.com/japan-to-launch-hello-kitty-rocket-into-orbit/
https://en.wikipedia.org/wiki/Hodoyoshi_3#cite_note-2
https://www.esa.int/About_Us/ESA_history/50_years_of_humans_in_space/The_flight_of_Vostok_1
https://jpninfo.com/19745
https://tr.qwe.wiki/wiki/Vostok_programme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.