GÖKYÜZÜNÜN YOKLAMA LİSTESİ

AstroNotlardan merhaba! Bu hafta size astronominin can damarı olan unsurların birinden, kataloglardan bahsedeceğiz. Nedir bu kataloglar, neden önemlidir, en eskisi en yenisi, en kapsamlısı en ünlüsü hangisidir? Bu soruların hepsine değineceğiz. ama önce ilk sorumuz:  Kataloglar neden oluşturulmuş?

Eski çağlarda teknolojik imkanlar olmadığı için çok sayıda da gök cismi keşfedilemiyor. Ama keşfedilen az sayıdaki gök cisimlerine de bir isim verilmesi gerekli. “Aaaaaa keşfettim, tamam!” deyip konu kapatılmıyor. Bu isimlendirmeler de keşfi yapan kişinin nereli olduğuna göre Yunanca, Latince veya farklı bir dilde olabiliyor. Ama artık günümüzde işler böyle değil! Bir iki isim vererek işin içinden sıyrılamıyoruz. Neredeyse sürekli yeni bir gezegen, yeni bir yıldız, yeni bir ötegezegen keşfedildi diye haberler duyuyoruz. Bu kadar çok gök cismi ile nasıl başa çıkacağız? Mecburen kataloglar oluşması gerekli. Zaten çok eski dönemlerden beri keşfedilen gök cisimlerin sayısı arttıkça, tarih boyunca da sürekli kataloglandırma çalışmaları olmuştur. Bu yüzden bilinen tüm gök cisimlerini listelemek, daha sonraki araştırmalar için onlar hakkında kolayca bilgi edinebilmek açısından oldukça önemlidir.


Hipparchus (Kaynak: Vikipedi)

Çok eski dönemlerden beri bir kataloglandırma çalışmaları bulunmaktadır. “Bu çalışmalar ilk olarak nasıl başlamış, başlangıçtan sonra nasıl gelişmeler olmuş?” diye soracak olursanız, tarihe doğru ufak bir yolculuk yapmamız gerekir. İlk olarak Hipparchus adında bir Yunan Astronom ile başlıyor bu macera. Hipparchus, M.Ö. 190-120 yılları arasında yaşayan, aynı zamanda trigonometrinin temellerini de atan kişidir. Gökyüzü merakı olduğu için sürekli yıldızları izliyormuş. Sonra bir gün, izlediği yıldızların bir haritasını yapma kararı alır ve M.Ö 129 yılında bir katalog yapar. Aslında tam olarak katalog şeklinde yapılıp yapılmadığı da bilinmemektedir, çünkü günümüze ulaşan bir kopyası maalesef bulunmuyor. Daha sonra Ptolemy isimli bir başka Yunan Astronom’un bu katalogu kullanarak oluşturduğu yıldız kataloğundan yola çıkılarak, bu katalogun yaklaşık 1025 ve 1080 arası yıldız içerdiği düşünülüyor. Tabii Ptolemy’nin kendi oluşturduğu katalog daha gelişmiş ama bu da yeterli olmuyor. Ptolemy’den sonra da bize tanıdık gelecek olan bir isim var. Uluğ Bey, Türk bir Astronom. Semerkant’ta bir gözlem evi kuruyor. Burada yapılan gözlemlerle bir katalog oluşturuyor ve bu katalog 992 tane yıldızın gökyüzündeki konumunu içeriyor. Hatta yaptığı hesaplamalarla, Ptolemy’nin hesaplarının yanlış olduğunu iddia ediyor ve oluşturduğu katalog 1655 yılında Avrupa’da yayınlanıyor.


Ptolemy (Kaynak: Vikipedi)


Uluğ Bey (Kaynak: Vikipedi)

Hepsinden bahsetmeye kalkarsak yazımız sayfalarca sürer. Bu yüzden sizlere sadece birkaç katalogdan bahsedeceğiz. En kapsamlısıyla başlayacak olursak, Hubble Uzay Teleskobu İçin oluşturulan kataloğun adı HST GSC diye kısaltılır, açılımı “Hubble Space Telescope Guide Star Catalogue”dur. Bu katalog aslında Hubble’ın yapacağı uzay yolculuğu sırasında yönünü bulması için oluşturulmuş bir katalogdur. Yani diğer bir deyişle, bizim için cep telefonlarımızda kullandığımız navigasyon ne anlama geliyorsa, bu katalog da Hubble Uzay Teleskobu için aynı anlama gelmektedir. Bu katalog toplamda yaklaşık 19 milyon gökcismini içermekte ve bunun sadece 15 milyoncuk kadarını yıldızlar oluşturmakta. Geriye kalan 4 milyoncuk ise diğer gök cisimleridir. Evrendeki sayılar bakımından bir hiç…

En çok kullanılan katalog ise 225 000 yıldız içeren Henry Draper (HD) kataloğudur.  Anne J. Cannon  ve  Edward C. Pickering tarafından 1911 yılında yapılmaya başlanan ve ancak 1915 yılında tamamlanabilen bu katalog, astronomi camiasında en sık kullanılan katalogdur. Bu katalogda yıldızlar, göksel koordinat sistemindeki konumlarına göre sıralandırılmakta ve günümüzde Harvard Üniversitesi Astronomik Gözlemevi Yıllıklarının  91-99 ciltleri arasında kendine yer edinmektedir.


HD Katalogu (Kaynak: Amazon)

Astronomide bir de sürekli duyulan NGC ve Messier gibi oldukça meşhur kataloglar da var. Bunlardan bahsetmeden katalogları anlatamayız. NGC yani New General Catalogue’un kısaltılmışı, bu katalog 8000’in üzerinde nesne içermektedir ve katalogun içerdiği nesneler sadece galaksilerle sınırlı değildir. Bunu vurgulamak istedik, çünkü NGC’nin sadece galaksi kataloglandırılması olduğuna dair yanlış ve yaygın bir algı bulunmaktadır. Aynı zamanda bu katalogun güncel halini alması da yıllar sürüyor. Aslında bir katalogun oluşum süreci hiç de burada anlattığımız gibi basit bir şey değildir. Katalogun oluşumu ilk olarak 1880’lerde, Dreyer tarafından William Herschel ve oğlu John’un gözlemleri kullanılarak derlenmesiyle başlıyor. Zaman içerisinde ekleme yapılması gerektiği önerileri süregelirken ilk büyük değişiklik gene Dreyer tarafından “Endeks Katalog” adıyla yapılıyor. Bu katalog eskiden hepimizin evinde olan sarı sayfalar gibi tüm yıldızları içeren bir index olduğu iddiasındadır ve katalog 1895 ve 1908 yıllarında iki bölüm halinde yayınlanıyor. Gökada, bulutsu ve küme keşiflerini özetliyor bize bu kataloglar. Tabii o yıllar artık teknolojik imkanlar biraz daha iyi olduğu için bazı cisimleri fotoğraflamak da mümkün oluyor ve bu sayede daha sönük cisimler de kataloğa girebiliyor.


NGC Katalogu’ndan birkaç isim (Kaynak: Vikipedi)

Daha sonra güncellenen kataloga tekrar güncelleme geliyor. Bu defa adı “RNGC” oluyor, yani “Yıldız Harici Astronomik Nesnelerin Gözden Geçirilmiş Yeni Kataloğu” ve 1970’lerin başında iki astronom tarafından derlenip yayınlanıyor. Ama astronomlar bu güncellemeyi yaparken daha önce yayınlanmış birkaç düzeltmeyi dahil etmiyorlar. Haliyle bu unutulunca da yeni hatalar ortaya çıkmaya başlıyor. Örneğin Orion takımyıldızındaki NGC 2163 bulutsusu sınıflandırılmıyor. Bu ve benzeri hatalar fark edilince de haliyle bir güncellemeye daha ihtiyaç duyuluyor.

NGC 2000.0, Bulutsular ve Yıldız Kümelerinin Komple Yeni Genel Kataloğu ve Endeks Kataloğu olarak da biliniyor ve J2000.0 koordinatları kullanılarak derleniyor. Az önce bahsettiğimiz NGC ve Endeks Katalog’un 1988 derlemesi olarak da düşünebiliriz bunu. Daha sonra profesyonel ve amatör gökbilimcilerin katkılarını da içeren ek projelerle birlikte tamamlanması 2017’yi buluyor. Buradaki amaç aslında bahsettiğimiz tüm NGC ve IC nesnelerini tanımlayabilmek ve var olan hataları düzeltmek. Ama gelecekte yeni güncellemeler gelir mi, veya hatalar varsa bunlar fark edilir mi henüz bilmiyoruz. Elbette hata çıkmaması zor. Bize kalırsa evrende keşfedemediğimiz bir şey kalmayana kadar sürekli hatalar çıkacak, o yüzden bu kataloglar sürekli güncellenmeye mecbur olacaklar.

Peki şimdi de biraz Messier Kataloğundan bahsedelim. Messier nesnelerinin adı Fransız gökbilimci Charles Messier’den gelmektedir. Bu katalog Bulutsular ve Yıldız Kümeleri’nden oluşan 110 astronomik cisim içerir. Katalogun ortaya çıkış hikayesi ise aslında biraz gariptir, çünkü Messier sadece kuyrukluyıldızları bulmakla ilgilenen, başka şeylerin pek umrunda olmadığı bir astronomdu. Bu cisimlerin karşısına çıkması onun için bir hayal kırıklığı oluyor. O da kendisini hayal kırıklığına uğratan bu cisimlerin bir listesini yapmaya karar veriyor ve daha sonra ve bunu asistanıyla birlikte Messier Kataloğu adı altında derliyorlar. Bugün gördüğümüz pek çok süslü astrofotoğrafın büyük kısmını bu katalogdaki cisimler oluşturuyor çünkü astrofotoğrafçılar arasında da oldukça popülerler. Tabii bu katalog da bir anda 110 nesneden oluşmadı. Bu katalogun da ilk versiyonunda yalnızca 45 nesne vardı ve sadece 18’i Messier’in yeni keşfiydi, geri kalanı daha önce farklı gökbilimciler tarafından gözlemlenmiş isimlerden oluşuyordu. 45 nesne içeren bu ilk versiyon 1774’te Paris’teki Fransız Bilimler Akademisi dergisinde yayınlandı. 1780’de katalog 80 nesneye yükseldi, daha sonra 103 oldu derken  son hali de 1784 yılında yayınlandı. Bununla da kalmadı ve eklentiler devam etti. İlk eklenti 1921’de geldi ve 1967’ye kadar devam etti.

Katalog yıldız kümeleri ve bulutsulardan gökadalara kadar çok çeşitli ve tanıdık astronomik nesnelerden içeriyor. Örneğin, Messier 1 dediğimiz zaman aklınızda pek bir şey canlanmaz, ama “Yengeç Bulutsusu” dediğimizde gözünüzün önüne hemen o meşhur fotoğraf gelecektir.


Messier 1 yada diğer adıyla “Yengeç Nebulası” (Kaynak: ESO)

Messier’in asıl amacı kuyrukluyıldızları kataloglamak olduğu için bu katalogda yıldızlardan ziyade derin uzay cismi olarak adlandırdığımız bulutsular, gökadalar ve yıldız kümeleri mevcuttur. O zamanın şartlarında bu cisimler kuyrukluyıldızlara en çok benzer şeyler oldukları için kuyrukluyıldız arayan birinin bunlarla karşılaşması da çok doğaldı.

Peki bu kadar katalogdan bahsetmişken son olarak bir de şu konuya değinelim. Bu kataloglardan yıldız satın alabiliyor muyuz? Tabii ki HAYIR! Ama bazı şirketler ticari amaçla bunu yapmaktadırlar. Size belli bir ücret karşılığında istediğiniz isme düzenlenmiş bir sertifika gönderiyorlar. Bir de bu ücretlendirme yıldız türüne göre de değişiyor. Örneğin çiftli yıldız isimlendirmek isterseniz daha fazla para ödemeniz gerekli. Bu isimlendirmelerin, satın almaların bilimsel olarak hiçbir geçerliliği olmadığı için aynı yıldızı farklı isimlerle başkasına da satıyorlar. Çünkü bahsettiğimiz bu kataloglardaki isimler siz onu satın aldınız diye değişmiyor. Yani kendinizi kandırıyorsunuz.  

Astronomik nesnelerin isimleri Uluslararası Astronomi Birliği tarafından onaylanıyor ve onlara da bu firmalar yüzünden sürekli yıldız satın alma talebi gitmekte. IAU’nun konuya dair bir açıklamaları bile var, açıklamayı IAU’nun sayfasında da bulabilirsiniz. Diyorlar ki; “Sürekli yıldız adlandırmak istiyorsunuz ama bizim böyle bir hizmetimiz yok ve başka yerlerden ücret karşılığında isimlendirdiğiniz yıldızların da hiçbir bilimsel geçerliliği yok!” Ayrıca bu durum sadece yıldızlar için değil gökadaları ve diğer astronomik cisimler için de geçerli. Tabii ki adlandırma yapılırken belirli kurallar çerçevesinde yapılıyor ama bu durumda da herhangi bir ticari işlem söz konusu değildir.


Siz siz olun, yıldız satın almayın. Onun yerine sevgiliniz, eşiniz, sevdikleriniz veya arkadaşlarınızla şehirden uzak ve karanlık bir yere gidip gökyüzünün tadını çıkarın. (Görsel: osr.org)

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize konuştuğumuz içeriklere dair düşüncelerinizi belirtebilir, değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızı Instagram ve Twitter’dan “astro_notlar” olarak takibe almayı unutmayın! Facebook’tan vazgeçmem diyenler ise bizi AstroNotlar sayfasında bulabilirler. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın, hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR VE GÖRSELLER

https://en.wikipedia.org/wiki/Hipparchus#Star_catalog

https://www.taas.org/TheTAASFiles/Submittals/HistoryOfStarCatalogs.pdf

http://www.seasky.org/astronomy/astronomy-messier.html

https://astronomy.com/magazine/2018/08/an-ngc-primerhttps://en.wikipedia.org/wiki/Messier_object

http://www.seasky.org/astronomy/astronomy-messier.html

https://www.iau.org/public/themes/buying_star_names/

https://www.kozmikanafor.com/yildiz-galaksi-ve-gezegenler-nasil-isimlendiriliyor/

https://www.universetoday.com/104134/can-you-really-name-a-star/#:~:text=But%20can%20you%20really%20name,by%20the%20International%20Astronomical%20Union.&text=There’s%20the%20Gliese%20catalog%20of,which%20contains%20945%20million%20stars.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.