TÜRKİYE’NİN UZAYA AÇILAN PENCERESİ: TÜBİTAK ULUSAL GÖZLEMEVİ

AstroNotlar’dan, merhaba! Bu haftaki konumuz, ülkemiz astronomlarının gözbebeği, ülkemizde astronominin gelişmesinde büyük rolü  olan; Tübitak Ulusal Gözlemevi!

Tübitak Ulusal Gözlemevi Yerleşkesi (Fotoğraf: Olcaytuğ Özgüllü)

Ne zaman ve nasıl kuruldu bu gözlemevi? Kuruluş hikayesini hep birlikte inceleyelim. Her ne kadar yaşımız buna tanıklık etmeye yetmese de tarihi çok da geriye gitmiyor aslında.

Ulusal bir gözlemevi kurulması ve bu gözlemevinin ülkemizdeki tüm gökbilimcilere hizmet vermesi fikri ilk kez 1960’larda,  İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk kadın dekanı olan Astronom Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan ve Ege Üniversitesi’nden Astronom Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak tarafından gündeme getirilmiş. Bu fikrin hemen destek bulmasından sonraki ilk önemli adım ise, TÜBİTAK bünyesinde 1979 yılında “Uzay Bilimleri Araştırma Ünitesi” adı altında bir birimin kurulması. Bu birim 1983’te “Ulusal Gözlemevi Yer Seçimi Güdümlü Projesi”ne dönüşüp, Türkiye’deki astronomlar için uzun bir macera başlamış oluyor.

Ulusal bir gözlemevi kurulması konusundaki düşünceler 1983 yılında “Ulusal Gözlemevi Yer Seçimi Güdümlü Projesi” haline dönüştüğü zaman artık yer seçimi çalışmaları resmen başlatılmış oluyor. Ankara, İstanbul, Ege, Boğaziçi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni temsil eden 7 araştırmacı projenin yürütücülüğünü üstleniyor. Böylece uzun ve zorlu bir çalışma da tam anlamıyla başlamış oluyor. Proje çerçevesinde ilk aşamada Türkiye genelinde 17 aday dağ belirlenip, bunlar arasında öne çıkan 4 tanesinde eş zamanlı olarak astronomik görüş ölçümleri ve meteorolojik gözlemler yapılmaya başlanıyor. Zor koşullar altında ve kısıtlı imkanlarla yapılan bu gözlemlere o yıllarda ülkemizdeki hemen hemen tüm astronomlar da destek veriyor elbette, sonuçta ülkemiz ulusal bir gözlemevine sahip olacak.

Dört tane öne çıkan aday sırasıyla Muğla’nın Kurdu tepesi, İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Bozdağlar, Adıyaman’ın meşhur Nemrut dağı ve şimdi Tübitak Ulusal Gözlemevi’nin bulunduğu Antalya’daki Bakırlıtepe zirvesidir. Bunların arasından Antalya’nın seçilmesinin sebebi, diğer dağlar arasında en yüksek zirveye sahip olması, gözleme uygun açık gece sayısının daha fazla olması, hava şartlarının stabilitesi, güvenlik, ulaşım ve altyapı imkanları gibi birçok neden sıralanabilir.

1991 yılında yeniden belirlenen TÜBİTAK Yönetimi, TAD – yani Türk Astronomi Derneği – Başkanlığı’ndan 5 yıllık bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi istiyor. Hazırlanan proje 20 Temmuz 1991’de TÜBİTAK’a sunuluyor. Günümüzdeki adı Strateji ve Bütçe Başkanlığı olan, o zamanki adıyla Devlet Planlama Teşkilatı, yani DPT’ye iletilen proje 1992-1996 yılları arasını kapsayan yaklaşık 7 Milyar TL bütçeli bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi olarak başlamış oluyor. 7-11 Eylül 1992 tarihlerinde İnönü Üniversitesi’nde yapılan 8. Ulusal Astronomi Toplantısı sırasında, bu projenin yürütücülüğüne Astronom Prof. Dr. Zeki Aslan’ın önerilmesi kararı alınıyor. Zeki Aslan’ın hazırlayıp sunduğu, 1992 yılı için 541 milyon TL bütçeli bir yıllık proje, Ulusal Gözlemevi Kurulması adı altında 1 Ekim 1992’de yürürlüğe giriyor.

Tübitak Ulusal Gözlemevi, yani TUG’un 6 Ekim 1995 tarihinde ilk müdürü olarak Prof. Dr. Zeki Aslan atanıyor. 2500 m yükseklikte modern bir araştırma merkezi kurmak hiç de kolay olmuyor. Saklıkent’ten gözlemevine yol açılması, elektrik hattının döşenmesi, teleskop ve hizmet binalarının yapılması, gözlemevinde çalışacak teknik, idari ve araştırmacı personelinin oluşturulması gibi önemli aşamalar birer birer aşılarak 5 Eylül 1997 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakanı Mesut Yılmaz tarafından TUG’un resmi açılışı yapılıyor. TUG’un ilk teleskopu olan 40 cm çaplı T40 teleskopunda ilk ışık Ocak 1997’de, 150 cm çaplı RTT150 teleskopunda ise ilk ışık Eylül 2001’de alınarak gözlemevinde bilimsel gözlemler başlamış oluyor.

Tübitak Ulusal Gözlemevi Yerleşkesi’nde şuanda aktif olarak çalışan ve akademik çalışmalarda bulunan toplamda dört adet teleskop bulunmaktadır: RTT150, T100, T60 ve ROTSE III-d teleskobu.

Ülkemizdeki en büyük optik teleskop olan RTT150 teleskobu (Russian Turkish Telescope) Rusya ile Türkiye arasında 1995 yılında imzalanan bir protokol çerçevesinde 1998 yılında kurulmuş ve ilk ışık Eylül 2001’de alınmıştır. Protokol üyeleri, TÜBİTAK, Kazan Devlet Üniversitesi ve Rusya Bilimler Akademisi Uzay Araştırmaları Enstitüsü. St. Petersburg’da yapılan ve Özbekistan’da Maidanak Gözlemevi’nde de bir eşi bulunan RTT150, hem Cassegrain hem de Coude odaklarında çalışılabilen bir teleskoptur. Ayrıca RTT150 teleskopunda gözlemler Bakırlıtepe’deki Merkez Bina’da bulunan Teleskop Kontrol Odası’ndan veya Antalya Yönetim Binası’nda bulunan Teleskop Kontrol Merkezi’nden uzak bağlantı yoluyla yapılabilmektedir.

RTT150 teleskobu (Fotoğraf: Olcaytuğ Özgüllü)

T100 teleskobu, özellikle geniş alanda çok renk ışıkölçüm, yani fotometri, ve konum belirleme, yani astrometri amaçlı gözlemlerde kullanılmak üzere ABD’deki ACE firmasına yaptırılmıştır. Adından da anlaşılacağı üzere 100 cm ayna çapına sahip T100 teleskobu, Eylül 2009’da gözlemevi yerleşkesinin güney tepesinde bulunan T100 binasına kuruluyor. T100 teleskobunda ilk ışık 7 Ekim 2009 gecesi alınıyor ve hemen gözlemlere başlanıyor. Bu teleskop da tıpkı RTT150 teleskobu gibi uzaktan erişimle kullanılabilmekte. T100 teleskobunda çalışmalar, gözlem sorumlusu ve konuk araştırmacı ile birlikte, gözlem projesi esaslı olarak yürütülmektedir.

Tübitak Ulusal Gözlemevi’nde günbatımı ve T100 teleskobu (Fotoğraf: Olcaytuğ Özgüllü)

ABD’deki OMI firmasına yaptırılan 60 cm ayna çaplı T60 teleskobu, 2008 yılının Eylül ayında TUG’un eski 40 cm açıklıklı teleskoplarının (T40, YT40) çalıştığı binaya kuruluyor ve ilk ışık 5 Eylül 2008 gecesi alınıyor. Bir gözlemevi yazılımı olan ve Linux üzerinde çalışan TALON adlı bir yazılım ile idare edilen T60 teleskobu, robotik olarak çalışmakta. T60 teleskobunda bilimsel gözlem projelerine Ağustos 2010 döneminde başlanıyor.

Peki “Robotik çalışma” ne demektir? Robotik çalışmadan kasıt, teleskobun önceden belirlenen ve sistemine tanımlanan gözlem listesine göre, gözlem şartlarının uygunluğuna kendi yazılımından yararlanarak karar vermesiyle, kendi kendine gözlem yapması olayıdır. Yani teleskop gözlem sırasında herhangi bir insana, astronoma, teknisyene ihtiyaç duymuyor, adeta kendi işini kendi görüp, tüm gözlemlerini yapıp, gündoğumuyla gözlemi bitiriyor. Bu tarz çalışma stillerine sahip teleskoplara “robotik teleskop” denir. T60 teleskobu da kendi işini kendi gören bir robotik teleskoptur.

Rotse III-d teleskobu, adının açılımı Robotic Optical Transient Search Experiment (ROTSE) olan bir proje teleskobudur. Proje geçici optik ışımaların saniye-gün zaman ölçeğinde gözlenmesine ayrılmış bir projedir. Evrendeki en güçlü ışımalardan olan Gama Işın Patlamaları (GRB) ve buna ek olarak X-Işın patlamaları gibi olayların optik bölgedeki gözlemlerinde kullanılan bir teleskoptur. Aslında teleskobun tam adı ROTSE III-d ve bu programda 4 robotik teleskobun dünya üzerinde çeşitli yerlere kurularak kısa süreli optik parlamaların 24 saat kesintisiz takibi hedeflenmişti.

ROTSE III-d teleskobu (solda), T60 teleskobu (ortada) ve RTT150 teleskobu (sağda) (Fotoğraf: Olcaytuğ Özgüllü)

Michigan Üniversitesi (ABD) tarafından geliştirilen ve NASA tarafından desteklenen bu proje çerçevesinde dört ayrı kıtaya (Amerika, Avrupa, Avustralya, Afrika) kurulmuş olan teleskoplardan sonuncusu olan ROTSE III-d teleskobu 2004 yılında imzalanan bir protokol ile TUG Bakırlıtepe yerleşkesine kurulmuş ve 2012 yılında projenin sona ermesine kadar başarılı bir şekilde çalışmıştır. Bu süre boyunca teleskop zamanının %70’i Michigan üniversitesi araştırmacılarına, %30’u da Türk araştırmacıların projelerine ayrılmıştır. Hatta Türkiye’de kurulmuş olan ilk robotik teleskop olması dolayısıyla da önemli bir yeri olan bu projeden çok sayıda yayın ve keşif çıkmıştır.

2012 yılı sonunda projenin sona ermesiyle diğer 3 kıtadaki teleskoplar devre dışı kalmış, Bakırlıtepe’de kurulu olan teleskop ise Türkiye’ye hibe edilmiştir. İşletim sistemi ve bazı donanımları tamamen yenilenen ROTSE III-d teleskobu, başarılı geçen uzun bir deneme süreci sonrasında 2018 yılının ikinci yarısında tekrar gözlem projesi başvurularına açılmış ve şu anda hala robotik olarak optik gözlemlerine devam etmektedir. 

Peki gelelim işin öğrencileri heyecanlandıracak kısmına. Öğrenciler nasıl başvuruyor Tübitak Ulusal Gözlemevi’ndeki teleskoplardan birinde gözlem yapmak için? Astronom olan, olmayan herkes başvurabiliyor mu? Süreç nasıl işliyor?

Maalesef herkes gözlem projesi yapmak için başvuramıyor. Tübitak Ulusal Gözlemevi’nde Astronomi, Astrofizik alanında gözlemsel çalışan araştırmacılara hizmet verilmektedir. Yani bir gözlem projesi başvurusu yapmak için öncelikle Astronomi veya Astrofizik alanlarında resmi bir araştırmacı kimliğiniz olması, ya da en azından bu alanlarda yüksek lisans yapıyor olmanız gerekmektedir. Her bir teleskop için ayrı ayrı projeler alınmakta. Proje başvurunuzu yaptıktan sonra, aynı teleskop için başvurulan diğer projelerle birlikte sizin projeniz oluşturulan Akademik Kurul’da tartışılmakta ve projenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine karar verilmekte. Akademik Kurul tarafından reddedilen proje başvuruları, reddedilme gerekçeleri ile birlikte TUG Proje Takip Sistemi üzerinden proje yürütücüsüne duyuruluyor. Kabul edilen projeler de yine aynı sistem üzerinden proje yürütücülere duyurularak, TUG web sayfasında ilgili teleskoba ait zaman tahsisleri şeklinde ilan ediliyor. Proje yürütücüsü, başvuruda talep ettiği gözlem dönemlerini tamamladıktan sonra projenin durumunu Akademik Kurul onayına sunar ve Tübitak Ulusal Gözlemevi’nde bir projenin işleyişi bu şekilde gerçekleşir.

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize konuştuğumuz içeriklere dair düşüncelerinizi ve değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızı Instagram ve Twitter’dan “astro_notlar” olarak takibe almayı unutmayın! Facebook’tan vazgeçmem diyenler ise bizi AstroNotlar sayfasında bulabilirler. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın, hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR VE GÖRSELLER

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/kurumsal/tarihcemiz

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/teleskoplar/rtt150

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/teleskoplar/t100

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/teleskoplar/t60

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/teleskoplar/rotse-iii-d

https://tug.tubitak.gov.tr/tr/faaliyetalanlarimiz/proje-basvurusu-ve-surec-isletim-ilkeleri

Author: Olcaytuğ Özgüllü

24-01-1997 Çorlu/TEKİRDAĞ doğumluyum. Asker ailesi olduğumuz için hayatım (özellikle çocukluğum) Türkiye'nin dört bir tarafında geçti ama 10 yıl boyunca İzmir'de yaşadığım için kendimi oraya ait hissediyorum. İzmir Balçova Anadolu Lisesi'nden 2015 yılında mezun oldum ve aynı sene İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nü kazandım. Halen daha bu bölümde lisans öğrencisiyim. 5 yaşından beri hayalim olan bölümü okumakta ve kendimi bu alanda geliştirmek için elimden gelen her şeyi yapmaktayım. Gelecekte de kendimi başarılı bir "Astronom" olarak görmek istiyorum. Hayallerinizin peşinden koşmaktan asla vazgeçmeyin... ;)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.