KASIM ÇİÇEKLERİ: LEONİDLER

AstroNotlar’dan, merhaba! Bu haftaki konumuz kış aylarının gökyüzünde açan çiçekleri de diyebileceğimiz, gördüğümüzde heyecanlanıp dilek tutmamıza neden olan meteorlar. Önce meteorlar hakkında konuşup daha sonra gündemdeki haberleri yakalamaya çalışacağız.

Öncelikle şundan bahsedelim; meteor ile GÖKTAŞI aynı şey değildir. Bu şekilde bilinmesi çok yaygın ama göktaşı dediğimiz şey meteor değil meteoroid; yani uzayda başıboş dolaşan parçacıklardır. Meteor dediğimiz şey ise meteoroidlerin atmosfere girmesiyle gerçekleşen ışık olayıdır. O da şu şekilde olur; Bu meteoroidler çok yüksek hızlarda Dünya’ya doğru gelirler ve atmosfere girdikleri zaman onu oluşturan moleküllerle sürtünürler. Sürtünmenin etkisiyle de yüzeyleri ısınıp, yanmaya başlarlar. İşte tam da bu yanma sayesinde gördüğümüz ışık olayına meteor diyoruz. 

Şimdi meteoroid ve meteorun ne olduğunu öğrendik, ama bunların dışında ayırt etmemiz gereken bir kavram daha var: Meteorit. 

Bazı meteoroidlerin büyüklüğü ve yoğunluğu o kadar  küçüktür ki, atmosferdeki sürtünme ile yanıp, yeryüzüne varamadan atmosferde tamamen toz olurlar. Bazıları ise yüksek hızla atmosferde maruz kaldıkları sürtünmeye rağmen yeryüzüne düşebilecek kadar büyük olur. İşte bunlara da meteorit, göktaşı, diyoruz. Yani özetle yeryüzüne düşerse meteorit, havada buharlaşırsa meteoroid, yanarken gördüğümüz ışık da meteordur. 

Peki meteor yağmuru nasıl oluşur?

Genellikle kuyruklu yıldızlar sebep olur. Kuyruklu yıldızların dış katmanlarının Güneş’in yakınından geçerken eriyerek döküldüğünü “Meteor Yağmurları – Lyridler” adlı yayınımızda anlatmıştık. Kuyruklu yıldızın,  arkasında bıraktığı parçalar, kuyruklu yıldızın yörüngesinde hareketine devam eder ve zamanla bu yörüngeye yayılır. Dünya’nın yörüngesi ile kuyrukluyıldızın yörüngesinin kesiştiği zamanlarda yani yörüngelerin çakıştığı yerlerde, meteor yağmuru dediğimiz olay gerçekleşmiş olur.

Meteor yağmurları farklı farklı isimlendiriliyor. Bu isimlendirme neye göre yapılıyor? 


Kaynak: Astronomy Magazine

Meteor yağmurunun saçılma noktasının gökyüzündeki konumuna göre isimlendirme yapılmaktadır. Saçılma noktasını meteorların gökyüzünde bıraktığı izleri geriye doğru takip ederek bulabiliriz. Bunu yaptığımızda hepsi sanki tek bir noktadan saçılıyormuş gibi görürüz. Ama aslında tek bir noktadan saçılmıyor, bu tamamen perspektife bağlı bir durum, tıpkı birbirine paralel tren raylarının ufukta kesişiyor gibi görünmesine rağmen aslında kesişmemeleri gibi. Bu saçılma noktası ilüzyonu da az önce de bahsettiğim gibi yörüngelerin kesişiminden kaynaklı. Sadece biz dünyadan baktığımızda o şekilde görüyoruz. Saçılma noktası hangi takımyıldızına denk geliyorsa meteor yağmuru ona göre isimlendiriliyor. Radyan noktası da deniyor bu saçılma noktasına. Örneğin: Perseidler, Perseus yani kahraman; Geminidler, Gemini yani İkizler ve Leonidler de Leo yani Aslan takımyıldızından saçılıyormuş gibi göründükleri için bu şekilde isimlendiriliyorlar.

Tempel – Tuttle Kuyrukluyıldızı’nın periyodu (Kaynak: Vikipedi)

Leonidleri Tempel-Tuttle, bilimsel adıyla 55P kuyruklu yıldızı oluşturmaktadır. Adını onu keşfeden insanlardan alıyor. 1865’te Tempel soyadına sahip Alman bir astronom, 1866’da ise Tuttle soyadına sahip Amerikan bir astronom keşfediyor bu kuyruklu yıldızı. Tabi o zamanlar iletişim araçları çok gelişmiş olmadığı için kim neyi bulmuş birbirlerinden haberdar olamıyorlar. Daha sonra ikisinin adı veriliyor kuyruklu yıldıza. Kuyruklu yıldızın yörünge periyodu 33 yıl. Yani her 33 yılda bir Güneş etrafındaki yörüngesini tamamlamış oluyor. Bu da demek oluyor ki her 33 yılın içerisinde Güneş’e yaklaştığı zamanlarda  yörüngesine yeni parçacıklar bırakıyor. Dünya bu parçacıklardan ilk geçişinde büyük bir kısmıyla karşılaşıyor ve meteor yağmuru fırtına gibi gerçekleşiyor. Sonraki karşılaşmalarda parçacıklar azaldığı için daha az gözlemlenebiliyor. Sofradaki kırıntıları süpürmek gibi düşünebiliriz. İlk süpürüşte büyük çoğunluğunu almış oluruz dolayısıyla ikinci süpürüşe küçükler kalır. Leonid yağmurlarını her yıl Kasım ayında gözlemleyebiliriz. Yakın tarihteki Leonid fırtınası, Kasım 1998’de gerçekleşti. Bu durumdan ötürü bir sonraki Leonid fırtınası için 33 yıl sonrasını yani 2031’i beklememiz gerekecek.  


Kaynak: NASA

Kasım 1833’te bir Leonid fırtınası yaşanıyor. Zirve yaptığı sayının saatte yüz bin meteorun üzerinde olduğu tahmin ediliyor o zamanın kaynakları baz alındığında. Biz şimdi saatte 5 – 10 tane görsek seviniyoruz, yüz bin tane gördüğümüzü düşünelim; gece olmasına rağmen çok parlak bir gökyüzü olurdu. Tabii o yıllarda meteor yağmurlarıyla ilgili çok fazla bilgi sahibi olunmadığı için insanlar farklı farklı yorumlamışlar. Yağmur, kar gibi atmosferik bir olay olduğunu düşünenler olmuş, bazı din adamları tanrı işaret gönderdi diye yorumlamış ama bilim insanları merak edip araştırmışlar ve bu sayede meteorlarla ilgili bilimsel araştırmaların gelişmesinde oldukça etkili olmuş. Bu yüzden ünlü aslında. 


Kaynak: Earthsky

Ünlü olmasındaki bir diğer etkende fireball olarak da adlandırılan parlak ateş topları üretmesi. Büyük Leonidlerin çapları ortalama 10 mmden daha büyük ve yarım gramlık kütlelerden oluşuyorlar. Ayrıca -1.5 kadir parlaklığında gözlenebiliyorlar. Aynı zamanda, tüm meteorların en hızlısı. Saniyede 71 kilometre hıza ulaşan tipik bir Leonid sönmeden önce gökyüzünde uzun bir iz bırakır.

Gökyüzü meraklıları için güzel bir şölen ama uydular ve Dünya için tehlikeli olduğu durumlar da olabilir gibi sanki. Daha önce hiç böyle şeyler yaşandı mı?

Tabii, öncelikle Dünya’ya etkisi şu şekilde olabilir; en baştada bahsettik sonuçta tüm meteoroidler yeryüzüne düşmüyor. Düşebilmeleri için gerçekten çok büyük boyutta veya aşırı yoğun olmaları gerek ki bu da düştüğü bölgede varsa canlı türlerine zarar verebileceği anlamına geliyor. Ya da bazıları yeryüzüne düşmeden Dünya yakınlarında patlayabilirler ve patlamanın sebep olabileceği yangınlar olabilir ki bunların örnekleri var. 

Mesela, 30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’da gerçekleşen bir olay var. Tunguska olayı olarak adlandırılıyor. Tanıklar gökyüzünde bir ateş topu gördüklerini daha sonra patladığını söylemişler. Sıcak rüzgarlar ve yer sarsıntıları hissetmişler hatta yakındaki köylerde camlar kırılmış sarsıntıdan dolayı. Patlamadan sonra atmosferde de küçük parçacıklar giriş yaptığı için birkaç gün boyunca da geceleri gökyüzünü aydınlatmış ama hiçbir göktaşı bulunamamış böyle olunca da Dünya yüzeyine yakın bir noktada meteoritin patladığını var sayıyorlar. Gerçi bu olaya dair başka açıklamalar da mevcut ama bilimsel camiada en kabul gören görüş bu.

Benzer bir olay, yakın tarihte Rusya’da da var. 15 Şubat 2013 tarihinde bir meteorit patlayarak binalara zarar veriyor ve 1000’den fazla insanın yaralanmasına neden oluyor. Yapılan açıklamalara göre, patlamanın enerjisi 470 kiloton TNT’den fazla. Bu da şu demek oluyor II. Dünya Savaşı sırasında Hiroşima’ya atılan atom bombasından 30 – 40 kat daha güçlü. Neyseki Dünya yüzeyinin yaklaşık 24 km yükseğinde patladığı için çok fazla zarar gören olmuyor.

Peki uydular veya uzay teleskoplarına bir zararı oldu mu?

Uzay teleskoplarının bazı mikrometeorit çarpmaları sonucunda kameralarında hasarlar oluşabilir. Örneğin Avrupa Uzay Ajansının XMM Newton teleskobunun başına 2005’te böyle bir olay gelmişti ya da bir diğer örnek 13 Ağustos 2009’da Perseid meteor yağmurunun en yoğun olduğu dönemde NASA’nın Landsat 5 uydusu şüpheli bir şekilde takla atıyor. Bu görevi yöneten bir araştırmacılardan biri, meteoroid etkisi uzay aracının elektronik aksamını bozarak takla atmasını tetikleyebileceğini söylüyor. 

Örneğin bir uzay çöpü etkisi deneyi yapılıyor. Bu deneyde, 1 cm boyutunda ve 2,7 gram ağırlığındaki bir alüminyum topun saniyede 6,8 km hızla çok sağlam bir alüminyum bloğa çarptırılıyor ve sonuç olarak minicik bir top oldukça sağlam bir blokta derin bir oyuk açıyor ya da Uluslararası Uzay İstasyonu’nun şiddetli bir kum fırtınasına maruz kalması gibi düşünebilirsiniz.

Leonidleri her yıl gözlemleyebiliriz ama her yıl fırtına yapmıyorlar. Bu yıl 6 – 30 Kasım arasında etkin. Zirve yaptığı tarih ise 16 Kasım’ı 17 Kasım’a bağlayan gece. Saatte yaklaşık 15 tane gözlemlenebilir. Hem kuzey hem de güney yarım küreden izlenebilir. Gece yarısından sonra doğu ufkunda yükselen Aslan takımyıldızı civarına bakmak gerekiyor. 

Meteor izlemede en sık kullanılan yöntemlerden biri, 4 kişi karanlık bir yere gidip sırtsıra verip, gökyüzünü dörde bölerek izlemektir. Aslan takımyıldızı gökyüzünde yükseldikçe sizin bakış açınıza düşen kısım da kendiliğinden değişir, ancak bu yöntemle yer değiştirmenize gerek kalmaz. Radyana yakın meteorlar kısa ve hızlı geçer ama sayısı çoktur. Radyandan uzak olanlar daha uzun olurlar ama sayıları daha azdır. 

Son olarak da günlerdir ülke gündemini sallayan Roketsan tarafından geliştirilen SR-0.1 roketinden bahsedelim.

Türkiye fırlatma sistemlerinde ilk adımlarını daha önce katı yakıt kullanan roketlerle yapmıştı. Bu yıl, 29 Ekim’de ilk defa sıvı yakıtlı motor teknolojisiyle çalışan bir roket başarılı bir biçimde Sinop’taki Test Merkezi’nin Atış Alanı’ndan 136 km yükseğe fırlatıldı. Bunlar test uçuşları tabii. Testler tamamlandıktan sonra artık Türkiye’nin de uzayda bilimsel araştırmalar yapabilecek teknolojiye sahip olacağı düşünülüyor. Gerçekleştirilen test atışında bilimsel araştırmaların yapılmasını sağlayacak olan yük kapsülünün roketten ayrılma denemesi de başarılı oldu. Bu proje bittiğinde 100 kilogram ve altındaki mikro uydular, yüksekliği en az 400 kilometre olan Alçak Dünya Yörüngesi’ne yerleştirilebilecek.


Kaynak: ROKETSAN

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize konuştuğumuz içeriklere dair düşüncelerinizi ve değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızı Instagram ve Twitter’dan “astro_notlar” olarak takibe almayı unutmayın! Facebook’tan vazgeçmem diyenler ise bizi AstroNotlar sayfasında bulabilirler. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın, hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR VE GÖRSELLER

https://www.thoughtco.com/what-is-a-meteor-4179100

https://www.space.com/15353-meteor-showers-facts-shooting-stars-skywatching-sdcmp.html

https://www.newscientist.com/gallery/dn18142-meteor-showers/

https://www.newscientist.com/gallery/dn18142-meteor-showers/

https://www.esa.int/Science_Exploration/Space_Science/About_the_Leonids#:~:text=One%20of%20the%20most%20famous,System%20once%20every%2033%20years.

https://www.cosmos.esa.int/documents/332006/1157523/175772_afa_micrometeoroids.pdf

https://astronomi.boun.edu.tr/meteorlar-2020

https://www.roketsan.com.tr/turk-roketi-ilk-kez-sivi-yakitla-uzayda/

https://en.wikipedia.org/wiki/Leonids

https://www.astronotlar.space/2020/04/20/meteor-yagmurlari/

https://earthsky.org/astronomy-essentials/everything-you-need-to-know-leonid-meteor-shower

https://www.amsmeteors.org/2016/11/50th-anniversary-of-the-famous-1966-leonid-storm/

https://earthsky.org/?p=53077

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.