KİMDİR?: HATİCE NÜZHET GÖKDOĞAN

AstroNotlar’dan merhaba! Bu bölümde size Türkiye’nin ilk kadın gökbilimcisi olan Hatice Nüzhet Gökdoğan’dan ve bugünlerde gözlemleyebileceğiniz Merkür’ün en büyük doğu uzanımından bahsedeceğiz. Öncelikle Gökdoğan hoca ile başlayalım.

Hatice Nüzhet Gökdoğan, Türkiye’nin ilk kadın gökbilimcisi ve aynı zamanda ilk kadın dekanıdır. Nüzhet hoca, 14 Ağustos 1910 yılında İstanbul’da doğdu. Yatılı olarak Erenköy Kız Lisesi’ne gitmiş ve 1928 yılında mezun olmuştur. Mezun olur olmaz devlet bursu kazanarak Fransa’ya gitmiş ve burada önce Lyon Kız Lisesi’nde Fransızca öğrenmiştir. Ardından 1932’de Lyon Üniversitesi’nde Matematik lisansını tamamlamış, bu bölümü bitirdikten sonra 1933’te Paris Üniversitesi’nde Fizik öğrenimi görmeye başlamıştır.

Hatice Nüzhet Gökdoğan (1910-2003)

Aynı yıl, yani 1933’te Paris Gözlemevi’nde staj yaptıktan sonra orada kalması istenmesine rağmen Türkiye’ye geri dönmüştür. Döndükten sonra Kandilli Gözlemevi’ne iş başvurusunda bulunmuş, ama o dönemki Kandilli Gözlemevi müdürü Fatin Gökmen, Nüzhet Gökdoğan’ın başvurusunu “kadro yok” diyerek reddetmiştir. Neyse ki aynı yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Ord. Prof. Dr. Erwin Finlay Freundlich tarafından “Astronomi Enstitüsü” kurulmuştur. 29 Eylül 1934’te, bir yabancı profesör ve iki yabancı yardımcı ile Astronomi Kürsüsü’ne atanmıştır ve böylelikle buraya tayin edilmiş ilk Türk doçent olmuştur.

1934-1935 yılları arasında ilk önce “Gök Mekaniği” dersini müfredata kazandırmıştır. 6 ay sonra da “Küresel Astronomi” dersini Türkçe olarak vermeye başlamıştır.

Peki üniversitenin bahçesindeki gözlemevi? Orada yaptığı çalışmalar da var mı Nüzhet hocanın? Olmaz mı? Üniversite  bahçesinde  küçük  ama  modern bir gözlemevi kurulması çalışmaları 1936 yılında başlıyor. Nüzhet hoca bu çalışmalara da katılıyor. Gözlemevine 30  cm açıklığında ve 150 cm odak uzaklığında bir teleskop yerleştiriliyor. Bu da Türkiye’ye getirilen ikinci teleskop. İlk teleskop tahmin edebileceğiniz gibi Kandilli  Gözlemevi için 1906 yılında satın alınıyor. 

1936 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde Doçent olarak görev yapmaya başlıyor ve 10 yıl boyunca yani 1946’ya kadar buradaki görevine devam ediyor. Aynı zamanda bu kurumun da ilk kadın çalışanıdır.

İstanbul Üniversitesinin Fen Fakültesi kayıtlarındaki 1 numaralı doktora tezi Nüzhet Gökdoğan hocaya aittir. 1937 yılında, Kürsü profesörü Ord. Prof. Dr. Freundlich’in yanında doktora tezini hazırlıyor. 1940 yılında hem “Fen Doktoru” ünvanını alıyor, hem de aynı yıl (biri çeviri olmak üzere) iki kitap çıkarıyor. “Liseler için Astronomi” adında bir ders kitabı hazırlıyor. William Marshall Smart’ın “Spherical  Astronomy” adlı eserini “Küresel Astronomi” adıyla Türkçe’ye çeviriyor. Zaten bunun dersini de veriyordu.

Nüzhet hoca, 1948 yılında “Profesör” unvanını almıştır. Sonra da fakülteyi temsilen “Senatörlük” görevi veriliyor ve Türkiye’deki ilk kadın “Senatör” olarak bir ilki daha gerçekleştirmiş oluyor. Bu görevini de uzun yıllar sürdürüyor. Aynı yıl Cahit Arf, Mustafa İnan ve Nazım Terzioğlu gibi meslektaşlarıyla birlikte Türk Matematik Derneği’nin kurucuları arasında da yer alıyor.

1949’da farklı alanlarda çalışan bilim kadınları ve akademisyenlerle birlikte “Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği”ni kuruyorlar. Bu isimler arasında Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu, Türkiye’nin ilk kadın botanikçisi Sara Akdik, Türkiye’nin ilk kadın profesörlerinden biri olan Şevket Fazıla Giz, Türkiye’nin ilk kadın kimyageri Remziye Hisar, hayatını ve sahip olduğu her şeyi eğitime adayan Pedagog Fatma Nebahat Karaorman, Türkiye’nin ilk kadın hekimlerinden Müfide Küley, Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü ve Dünya’daki ilk kadın Roma Hukuk Profesörü Türkan Rado, Türkiye’nin ilk kadın Jinekoloğu Pakize Tarzi ve ilk kadın hukukçularımızdan Beraat Zeki Üngör var. Ayrıca çeşitli dönemlerde de bu derneğin başkanlığını yürütüyor. 

1951-1952 yıllarında ABD’nin Michigan eyaletine gidiyor. Ann Arbos ve McMath ­Hulbert Gözlemevleri’nde ve Pasedena’da çalışıyor. Pasedena aynı zamanda Mount Wilson Gözlemevi ile Mt. Palomar Gözlemevi’nin merkezidir. Yine 1952 yılında Gleisberg ile birlikte liseler için “Kozmografya” kitabını hazırlıyorlar.

Öyle ama artık yaptığı ilklere şaşırmıyor olmamız gerek. 1954 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne Dekan olarak seçiliyor ve böylece Türkiye’nin ilk kadın dekanı ünvanına sahip oluyor. Bu görevini iki yıl sürdürüyor. Dekan olduğu yıl yani 1954’te birkaç astronomla birlikte “Türk Astronomi Derneği”ni kuruyor. Buranın da başkanlığını 20 yıl boyunca sürdürüyor. Ayrıca “Uluslararası Astronomi Birliği”nin Türkiye temsilcisi ve Güneş Fiziği ile Spektroskopi komisyonlarının üyesi oluyor.

İstanbul Üniversitesi Gözlemevi’ne bir Lyot filtresi satın almak istiyor. Bu filtre Güneş gözlemlerinde çok kullanılan bir filtredir. Math Hulbert Gözlemevi’ne giderek oradan bu filtreyi satın almak için görüşmeler gerçekleştiriyor. Daha sonra Türkiye’ye dönüyor ve gerekli ödeneği bularak filtreyi üniversite için satın alıyor. Bu sayede Türkiye’deki Güneş gözlemlerinin kapsamı genişlemiş oluyor. 

1958 yılında İstanbul Üniversitesinde Astronomi Kürsüsü ve bölüm başkanlığı görevine geçiyor ve bu görevleri tam 22 yıl boyunca sürdürüyor. Bölüm Başkanlığı süresince de Fransa’da, İsviçre’de, ve İtalya’daki çeşitli rasathanelerle ortak araştırma programları geliştiriyor. 

Hayatı boyunca düzenlediği konferanslar arasında en çok öne çıkanlardan bahsedelim. Bir tanesi Aralık 1971’de Astronomi kürsüsünde Türk ve Balkan astronomların katıldığı meşhur “Kepler Sempozyumu”. Kendisi de burada “Kepler’den Önce ve Sonra Astronomide Gelişmeler” isimli makaleyi sunuyor.

Bir diğer önemli konferansı da 1978 yılında düzenlediği II. Ulusal Astronomi Kongresi. Bu konferans da oldukça önemlidir, çünkü yıllar sonra yani 1997’de kurulacak olan Ulusal Gözlemevi fikri gündeme geliyor ve tartışılıyor.  “Tüm astronomların kullanacağı ve uluslararası nitelikli bir büyük gözlemevi kurmalıyız” şeklindeki ifadesi herkesin ilgisini çekiyor.

II. Ulusal Astronomi Kongresi. Prof. Dr. Gökdoğan en önde soldan ikinci sırada (1978)

1978-1980 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi dekanlığı yapıyor derken, 1980 yılının sonunda emekli oluyor. Muhtemelen anlatırken siz sayamadınız ama biz söyleyelim, dile kolay tam 46 yıl boyunca Astronomi bilimine hizmet ediyor!

Tübitak Ulusal Gözlemevi açılışında Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan (1997)

Akademik yaşamı boyunca 6 ders kitabı çevirdi, 3 ders kitabı yazdı, 13 bilimsel makalesi yayınlandı. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin kurulmasında ilk adımların atılışında rol oynadı.

24 Nisan 2003 tarihinde Prof. Dr. Hatice Nüzhet Gökdoğan, dünyaya gözlerini sonsuza dek kapatıyor. 

Türkiye astronomisi Cumhuriyet yıllarından bu yana bilimin gelişmesine emek vermiş bir çok bilim insanının yanı sıra, böyle önemli bir bilimkadının da emekleri sayesinde bugünkü yerine geldi demek bizce pek de yanlış olmaz. Işıklar içinde uyusun. Bu özel insana dair öğrendiklerimizin ardından biraz da gökyüzüne bakalım. 

Bu günlerde AstroNotlar takviminde de gördüğümüz üzere, Merkür en büyük doğu uzanımında. Nedir bu uzanım? Merkür’ü gözlemleyişimize nasıl bir etkisi var? 

Önce bir uzanım ne demek bunu ele alalım. Dünya’dan baktığımızda Güneş ve gezegenin arasındaki mesafenin açısal olarak ifade edilmesine uzanım diyoruz. Merkür’e gelecek olursak yörüngesi Güneş’e Dünya’nınkinden daha yakındır. O nedenle de, ya Güneş doğmadan hemen önce, ya da Güneş battıktan hemen sonra gözlenebiliyor. Dünya’dan baktığımızda Güneşle arasındaki mesafe en büyük olduğunda, yani en büyük uzanımdayken, en iyi şekilde ve en uzun süre gözlemlenebilir. Gezegen Güneş’in doğusundaysa doğu uzanımı Güneş’in batısındaysa da batı uzanımı diyoruz. Merkür, 24 Ocak tarihinde Güneş’in 18.6 derece doğusunda parlayarak bu yılki en büyük uzanımına sahip olacak. Gün batımından 30 dk sonra çıplak gözle veya dürbünle gözlemleyebilirsiniz. 

Merkür Uzanımı
Merkür en büyük uzanımında

Yazımızı bitirmeden önce bir de AstroNotların 2021 gelişmelerini yeniden hatırlatmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi, 2021 itibariyle aylık takvimler yapmaya başladık. Ocak ayı takvimimiz ile telefon veya masaüstü arka planlarınızı şenlendirmek isterseniz sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca her ay takvimimizde Emre Erkunt tarafından çekilmiş farklı bir astrofotoğraf da yer alıyor! Poster şeklinde tasarladığımız bu takvimleri çıktı da alabilirsiniz. İkinci haberimiz ise yine yeni yapmaya başladığımız Kayıt Dışı bölümler! Yayınlarımızı kaydederken kayıt sırasında kırpılan ve eğlendiğimiz anlarımızı da dinleyicilerimizle buluşturmak istedik. Kayıt Dışı seslerimizi dinlemek için sosyal medyadan bizi takip etmeyi unutmayın!

astronotlar.space@gmail.com e-posta adresimize konuştuğumuz içeriklere dair düşüncelerinizi ve değinmemizi istediğiniz konuları yazabilir, bir kitap, link veya bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızı Instagram ve Twitter’dan “astro_notlar” olarak takibe almayı unutmayın! Facebook’tan vazgeçmem diyenler ise bizi AstroNotlar sayfasında bulabilirler. Gelecek hafta görüşünceye dek, gökyüzüne iyi bakın, hoşçakalın!

E-posta: astronotlar.space@gmail.com
Facebook: facebook.com/astronotlar.space
Instagram: instagram.com/astro_notlar
Twitter: twitter.com/astro_notlar
Anchor: anchor.fm/astronotlar

KAYNAKLAR VE GÖRSELLER

http://www.bilimtarihi.org/pdfs/gokdogan.pdf

https://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%BCzhet_G%C3%B6kdo%C4%9Fan

https://in-the-sky.org/news.php?id=20210124_11_101

https://en.wikipedia.org/wiki/Elongation_(astronomy)#:~:text=In%20astronomy%2C%20a%20planet’s%20elongation,Earth%20as%20the%20reference%20point.&text=The%20angle%20of%20the%20maximum,45%C2%B0%20and%2047%C2%B0.

https://astronomi.boun.edu.tr/gezegenler-2021-0

https://www.space.com/33619-visible-planets-guide.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir